Risale-i Nur Okumalarım

Bismillah her hayrın başıdır. Allah'ın ismi ile hareket edenin önünden her engel kalkar, yolu açık olur. Kainat ve diğer canlılar onlara verilen görevi yerine getirerek Bismillah der.

İnsan'da kendine verilen görevi yerine getirmek ile yükümlüdür. Fakat insan aldanır.
Dünya'ya hangi göz ile bakarsa o göz ile dünya hayatını yaşar. Dünya senin için Rabbi'nin verdiği nimetler üzerine zikir, şükür ve fikretme yeri ise, hem dünya hem ahiret saadetin olur. Çünki İman Tuba-ı Cennet, Küfür ise Zakkum-u Cehennemdir. Burdan anlaşıyor ki, Allah kuluna iki yol sunmuştur.
1. İman
2. Küfür
İman yolunu seçen kişinin esenliğe  ulaşacağı muhkem, kesindir. İbadet nefse külfet gibi gözüksede manen insanı doyurandır.
Namaz ruhun gıdasıdır, diyurandır. Ruh'a işleyen her gıda bedende yerini bulur. İnsanı güzelleştirir, mutluluk verir. Eğer ebedi olan cennete ulaşmak istiyorsak namaz bunu yapmanın en güzel yolu. İnsan bazen etrafındaki ahlakı kötü olan ve namaz kılan insanlara bakınca namazdan soğuyor, ama her şey nefsin bir oyunu. Namaz insanı güzelleştirir ama güzelleşmek için çaba göstereni.

(İsra Suresi 13)

Her şey bakış açısından ibrettir. Eğer devletin angaryasını çektiğinizi düşünürseniz her şey külfet haline gelir ama kendi nafakanız için çalıştığınızı belirlersiniz, eziyet değil rahmet olur yaşadıklarınız ve yaptıklarınız. Namaz'da diğer ibadetlerde nasıl baktığın ile alakalıdır.

İnsan'a verilen akıl, göz, dil gibi güzel Hediye-i Rahmaniye'yi doğru kullanmak gerek.

UNUTMA,
Helal dairesi geniştir keyfe kafi gelir. Harama girmeye hiç luzum yoktur.

Omurgalı Müslüman olmalı, Allah'ın kanunlarında sükunet bulmalı, kusur etse istiğfar etmeli.

Okurken aklıma gelen Cahit Zarifoğlu'nun Sultan şiiri insanın acziyetini en güzel bir şekilde anlattığını düşünüyorum.
Bakınız:
https://www.antoloji.com/sultan-2-siiri/

İnsan başına gelen fenalığı kendinden, İyiliği Allah'tan bilirse inanç yönünden hiçbir zaman yanılmayacağını düşünüyorum.

Ebedi hayata ulaşmak ise iman dairesinde terbiye-i Muhammediye'yi kendine rehber bilmekten geçer.
İnsan ne aczdir...Ölümünün dahi ne zaman geleceğini bilmeyen hatta onun hakkında hüküm dahi vermeye yetkisi olmayan biridir. Bu nedenle iyi amel işleyip ahiri dünyasını ve evveli dünyasını helal çerçevede yaşayıp ebedi saadete ulaşmak için onu ne alıkoyar. Dünya hayatı zehirli bal gibidir yerken lezzet alınır fakat sindirmeye başladığında zehirler, tüketir insanı.

Hapis de dahi olsan gam ve hüzne kapılma, Allah'ın varlığına ve onun hakikatine sarılman yeterlidir.

İnsan yes'e kapılmayıp ibka olacak amellerin peşinde koşmalıdır ki ehli şükr'e dahil olsun.

"Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim

gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim."


Hakiki mahbub (sevgili), Hakiki matlub (istenilen), Hakiki maksud (kastedilen), Hakiki mabud (kendisine ibadet edilen)... Yalnız O'dur.


Yorumlar