Biliyorum çoğunuz Ali Şeriati'yi sevmiyorsunuz, okumak istemiyorsunuz. Neden sırf Şia olduğu için ! Benim gözümde Ali Şeriati'nin yeri başka, kendimi eleştirmeyi, sorgulamayı kitaplarından elde ettim diyebilirim. Bu Kitabı'da bana bazı şeyler katacağından eminim....Belki siyasal anlamda artık sınıf sistemi yok demeyi çok isterdim...Neyse konumuz siyasal değil sosyal açıdan olan bir sınıf sisteminin varlığı, evet belki yanlış bir tabir gibi gelebilir, aslında yanlış bir tabir değil. İnsanları ister istemez kendimce sınıflandırdığımı fark ettim, belkide Avrupa'da yaşamamanın bana verdiği zararlardan biri. Ali Şeriati'nin İnsanın Dört Zindanı eseri beni sınıflandırma hakkında düşünmeye attı aslında eserinde entelektüel nedir ? Nasıl düşünür ? soruları ile başlamıştı.
Bu satırları okurken geçen yaz evde aramızda ince ve kalın ruhluluk hakkında konuştuklarımız geldi. Birbirimize kim kimden ince ruhlu veya kim kimden daha kalın ruhlu diye kişileri karşılaştırıyorduk. Tabi sonuç'da başka bir yere vardık, sonuç tamda ego idi. O an bunu o kadar da idrak etmediğimi fark ettim ki bugün tekrar düşünme gereği duyuyorum.
Her insan kendince İnsanları sınıflandırır, bana göre benim gruplarım vardır, başkası için ben bir gruba dahilimdir.
Ego işte insan kendini bir kat daha üstte görüyor.
Mesele entelektüel olmak veya olmamak değil
mesele insan olmakta hataları doğruları yaratılışı ile.
(şuan yazdıklarım çok dalgalı belki bir gün tekrar yazıyı ele alırım)
(devam edecek)
Yorumlar
Yorum Gönder